Bugun...



Görünmez Tehlike: Kablosuz Ağ ve Cep Telefonu Sinyalleri!

Son 10 yılda Kablosuz erişim hayatımıza yoğun olarak girmiş , kişisel ve sosyal hayatımızın bir parçası haline gelmiştir , peki ama güvenlimidir ?

facebook-paylas
Güncelleme: 26-06-2018 11:23:35 Tarih: 26-06-2018 10:26

Görünmez Tehlike: Kablosuz Ağ ve Cep Telefonu Sinyalleri!

Son 10 yılda Kablosuz erişim hayatımıza yoğun olarak girmiş , kişisel ve sosyal hayatımızın bir parçası haline gelmiştir , peki ama güvenlimidir ?
hangi seviyeden sonra tehlike arzeder ? vucudumuzu yada DNA larımızı , düşünce yapımızı etkileyebilirmi ? eğer etkiliyorsa görünmeyen bu radyo ve mikrodalga frekansları DNA larımızı ne ölçüde etkiliyor olabilir?
Konuya bir uzmanın sözü ile başlamayı doğru bulduk , Radyasyonda güvenli düzey diye birşey yoktur - Barrie Trower (Fizikçi ve eski askeri Mikro dalga ve radyasyon uzmanı). Son yıllarda yürütülen bilimsel ve Tıbbi çalışmalar şunu kesin ve net olarak göstermiştir: düşük frekanslı radyo ve mikrodalga frekansları hücrelerimizde oldukça büyük hasarlara sebep olmakta ve Otizmi arttırmaktadır (Otizm , üç yaşın akadar ortaya
çıkan ve ömür boyu devam eden, iletişimde problemler şeklinde kendini gösteren, karmaşık gelişimsel bir bozukluktur.) Aşağıdaki grafiklerde cep telefonu ve Baz Istasyonu artışı ile Otizm arasındaki Korelasyon grafiksel olarak görünmektedir.

Yine aşağıdaki grafikte Otizm ve Wifi nin rasındaki paralelik net birbiçimde ortaya konmaktadır.ilaveten kalp düzensizlikleri , beyin dalgası değişiklikleri, Kanser ,
özelliklede kadınlardaki doğurganlığın ciddi oranlarda düşmesi , yine bu kablosuz sinyallerin (Wifi) marifetidir en ciddi etkisi de çocuklar ve gençlerin bağışıklık sistemi ve iskelet yapısının gelişimleri üzerinde
olmaktadır.

 


Üniversiteler , hükümete bağlı bilim adamları ve Uluslararası Bilimsel Danışmanlar tarafından yürütülen çalışmalar göstermiştirki kız öğrencilerin en az % 57.7 i düşük seviyeli mikrodalga radyasyonuna (Wifi)
maruz kalmaktadır ve bu durum doğurganlıklarını azalttığı gibi , ölü doğum oranlarını arttırmakta , genetik hasarlı çocuk doğumlarını tetiklemektedir işin daha da kötüsü bu genetik kusurlar diğer kuşaklara aktarılabilmektedir. Kaynak Aşağıdaki resimde özellikle çocuklarda cep telefonu kullanımının neden daha tehlikeli olduğu açıkça görülmektedir (kafatası kalınlığının düşük olması dalga geçirgenliğini ve hasarı arttırmaktadır)

Wifi ve cep telefonu sinyalleri benzer etkilere sahiptir , Professor Goldsmith in yazısından , bu araştırma sonuçlarının çok gizli olarak Dünya sağlık örgütü arşivlerinde yeraldığını öğreniyoruz ,Federal ve Küresel düzenlemeler sadece laptopların yaydığı termal ısı konusuna değinmekte ve fakat asıl tehlike olan düşük frekanslı radyasyon (Wifi) tamamen gözardı etmektedirler , Wifi radyasyonu konusunda bize şöyle bir örnek verilmekdir : Eğer bir kutunun içerisindeki yiyeceği mikrodalga fırınına koyarsanız kutu soğuk kalır ve sadece hücresel düzeyde içerisindeki yiyecek pişer , oysa klasik fırın kutunun kendisini de ısıtacaktır , bu örneği bize WiFi radyasyonunu aklamaya çalışan sahte ölçümlerle sunup en büyük Yalanı söylemektedirler , Yakın gelecekte hükümet ve telekom şirketleri işbirliği içerisinde Wifi yi daha da yaygınlaştırıp 3.2 trilyon $ kar elde etmeyi planlamaktadırlar (USA) ,buna göre akıllı evlerde uzaktan kontrol , trafik ışıkları , vucudumuzun hayati sinyallerini kablosuz izleme gibi birçok uygulama çalışmaları planlanmaktadır Kaynak

Google , dünya çapında 7 Milyar insanın Kablosuz bağlantıdan (wifi) faydalanması için 'Proje Loon' u yönetmektedir. Amerikan donanması Wifi nin tehlikelerini yıllardır biliyor (en zından1976 yılından beridir ) fakat sonuçları sadece askeri terimlerle özetleyerek raporlamıştır , ardından telekon sonuçları çarpıtıp sadece wifi kaynaklı ısının zararlı olduğunu duyurmuştur , oysa araştırmalar asıl zararlı olanın düşük dalga , iyonize olmayan radyasyon olduğunu göstermiştir ve bu zarar moleküler düzeydedir. Cep telefonu , Kablosuz ağ bağlantıları , insan hücrelerini etkileyip değiştirmektedir , Wifinin insan sağlığı üzerindeki derin etkileri göz ardı edilmeye çalışmaktadırlar , İlerleyen süreçlerde Elektromanyetik aşırı duyarlılık Bozukluğu - Electromagnetic Hypersensitivity Disorder (EHS) denen yeni ve sessiz bir hastalığın gelişmesine sebebiyet vermiştir , özellikle yeni nesildeki davranış değişikliği göze çarpmaktadır. Kaynak

Çözüm olarak neler yapılabilir:
1. Amerikada Aileler Okul yönetimine giderek okullarda Kablosuz internetin kaldırılmasını ve yerine kablolu bağlantının konmasını talep etmektedirler ve bu istekle gelen ebeveynlerin sayısı her geçengün
artmaktadır. Ülkemizdede pekala uygulanabilir.
2. Evinizde gerekmedikçe kablosuz modemi kullanmayın , kapatıp kablo ile bağlanın bunu yapamıyorsanız en azından gece yatarken kablosuz interneti kapatıp öyle yatın , nasıl olsa gece kullanmıyorsunuz ve kesinlikle çocuk odasında kablosuz modem bulundurmayın ve varsa çocuğunuzun odasındaki Bilgisayarın kablosuz düğmesi sürekli kaplı olsun , 0-10 yaş arası çocuğunuz varsa onun sağlığı ve gelişimi için kablosuz modemi kablolu kullanınız. yatarken cep telefonunuzu kapalı tutmaya çalışın , Kablosuz ağı açık bir laptop spermleri öldürmektedir ,aynı işi cebimizde taşıdığımız cep telefonları da yapmaktadır (zaten dünya nüfusunun azaltılmasının istendiği göz önüne alınırsa hem paramızı alıp hemde nüfusu azaltmak için gerekli görünmez bir güç kullanmak;  bir taşla iki kuş vurmaktır)
3. Cep telefonlarını imkanımız dahilinde az kullanmak gerekir ,hele hele küçük çocukları cep telefonlarından kesinlikle uzak tutun bu onların sağlığı ve gelişimi için önemlidir, eğer cep telefonu ile uzun konuşmalar yapıyorsanız kulaklıktan konuşun kafanıza yaslayıp saatlerce konuşmayın , ilaveten SAR değeri düşük telefonları kullanın , SAR: akıllı telefonların vücuda yaydığı radyasyon miktarını simgelemektedir.

SAR değerinizi bulmak için BakınızKaynak

 




Kaynak: Sordum




Etiketler :

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER GÜVENLİK Haberleri

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
HAVA DURUMU
ÇOK OKUNAN HABERLER
NAMAZ VAKİTLERİ
HABER ARA
YUKARI YUKARI